444 0 769

Çene Eklemi Hastalıkları ve Tedavisi

Çene eklemi rahatsızlığı tek başına bir rahatsızlık değil, çiğneme kasları ve çene eklemini de etkileyen genellikle ağrılı şikâyetler grubudur.
 
Çene eklemi rahatsızlığının toplumda görülme sıklığı oldukça fazladır.
 
Kadınların erkeklerden daha fazla bu rahatsızlıktan şikâyetçi olduğu da bilinmektedir. Çene eklemi rahatsızlığı her yaştaki insanda görülebilir.
 
Genellikle eklem bölgesinin rahat olmaması sık rastlanan ve zaman zaman ağrılı olan bir durumdur ve çoğunlukla küçük bir tedaviyle geçer. Ancak belli bir oranda hastada ciddi çene eklemi rahatsızlığı görülebilir. Hastalarımızın çene eklemi ağrısı veya ağız açmada kısıtlılık gibi günümüzde sıklıkla karşılaşılan problemlerinin çözülmesinde uzman kadromuz ile hizmetindeyiz.

Çene Eklem Problemlerinin Bazı Belirtileri
  • Çene ağrısı
  • Kulak ağrısı, kulakta çınlama,
  • Sık sık tekrarlayan baş ağrısı ,boyun bölgesinde ağrı,kol ağrısı,
  • Yüzün her iki yanında hafif şişlik
  • Çene eklemi bölgesinde kas spazmı,
  • Alt-üst diş diziminde bozukluk başlaması,
  • Çeneyi açamama ya da kısıtlı açma.
Çene eklemi problemi olanlarda dişlerde çapraşık diş dizimi, eksik diş boşlukları,başka dizim bozukluğu var ise,ya da çenelerarası ilişki bozuk ise bu durum eklem problemlerinin sebebi de olabilir ya da var olan eklem problemlerini tetikleyebilir.Böyle bir durumda kapanış ve diş dizimi bozukluklarınızın giderilmesi yani ortodontik tedavi olmanız gerekir.Ayrıca ortodontistiniz gerektiğinde çene cerrahı ile birlikte ekleme yönelik tedavilere başlayacaktır.
Temporomandibular Eklemin Anatomisi Nedir?
Çiğneme, yutkunma, solunum ve konuşma işlevleri sırasında görev yapan stomatognatik sistem, çeşitli organ ve dokuların katılımı ile oluşan bir yapıdır.   
 
Temporomandibular eklem dış kulak yolunun hemen önünde, temporal kemiğin altındaki mandibular fossa ile mandibula kondili arasında yer alan diartroidal bir eklemdir. Morfolojik olarak kişiden kişiye ve aynı kişide sağ ve sol eklemlerin birbirlerine göre değişkenlik gösterdiği menteşe ve kayma hareketi yapan kayma eksenli bileşik bir eklemdir   
 
Temporomandibuler eklemi iki kemik oluşturur; bunlar temporal kemik ve mandibuler kemiktir. Kemik komponentinin yanı sıra artiküler disk, çeşitli ligamentler ve ilgili kaslar da eklem yapısı içinde yer almaktadır.   
 
Bu bölgede pek çok fonksiyona (çiğneme, konuşma, nefes alma, yutma vb.) katılır   
 
Araştırmalar insanın çene eklemini bir günde 1500–2000 kere kullandığını; bu organlar topluluğu ile 50–100 kez yutkunduğumuzu, dakikada 6–8 kez nefes aldığımızı göstermiştir.  
 
Bu nedenle bu sistemin herhangi bir yerindeki sorun yalnızca o bölgenin fonksiyonlarını etkilemekle kalmaz, sisteme ait diğer bölge ve fonksiyonları da zincirleme olarak etkiler.
TME Bozukluklarının Oluşumundaki Risk Faktörleri Nelerdir ?
  1. STRES  
    • çenenin sıkılması 
    • gece ya da gün içinde diş gıcırdatma 
    • sürekli sakız çiğneme 
  2. MEDİKAL ŞARTLAR 
    • kapanışı olmayan dişler 
    • çeneye ait ya da fasial deformiteler 
    • osteoartrit ve romatoid artrit 
    • çene-yüz hastalığı hikayesi 
  3. YAŞ; 30–50 yaş arasında daha sık görülür.
  4. CİNSİYET; kadınlarda erkeklere oranla 3 kat daha fazla görülür.
  5. ÇÜRÜK DİŞLER
Bruksizm Nedir?
Diş sıkma ve gıcırdatma ile karakterize önemli bir rahatsızlıktır. Clencing (sıkma) devamlı ya da aralıklı olarak çenelerin dikey yönde basınç altında tutulmasıdır.        
 
İleri derecede bruksizm görülen bir olguda dişlerdeki aşınma.Yapılan terminolojik araştırmalar şu sonuçları ortaya koymuştur.
 
Bruksomani terimi 1907’ de MARIE ve PIETKIEWICZ tarafından terminolojiye yerleştirilmiştir. 
Bruksizm Kişilerde Ne Gibi Olumsuzluklara Neden Olabilir?
  • Dişlerde aşınma ve yıpranma
  • Baş ağrıları
  • Bucco-fasial ağrılar
  • Uyandıktan sonra eklem yüzeyi ve çenelerde ağrılar
  • Oluşan ses nedeniyle uyku bozukluğu ve huzursuzluk
  • TME disfonksiyonu
  • Kas ağrıları 
Bruksizmin Belirtileri Nelerdir?
  • Dişlerde aşınma 
  • Özellikle ön dişlerde ve dolgularda kırıklar 
  • Gece uyurken partner tarafından duyulan gıcırtı sesi 
  • Temporomandibuler (TME)eklemde ve yüz kaslarında ağrı 
  • Eklemde açma kapama sırasında çıkan sesler 
  • Baş ağrısı 
  • Dişlerde sallanma ve aralanma 
  • Dişlerde hassasiyet
Buriksizimin Erişkinlerde Görünme Sıklığı Nedir?
Bruksizmin erişkinlerde görülme sıklığı %8 olarak bildirilmiştir. Ebeveynlerin belirttiklerine göre dişlerini gıcırdatan çocukların %14’ ü haftada birkaç kez bunu tekrarlamaktadır. Yaşla azalan bruksizmin sıklığı adolesan dönemde %10–12 ve 60 ve daha yukarı yaşlarda %3 oranında görülmektedir. 
Buriksizimin Tanısı Nedir?
Dişlerdeki aşınmalar, eklem sesi, geceleri gıcırdatmaya bağlı oluşan sesler çiğneme kaslarındaki hacimsel artış ve yüz ağrılara bağlı olarak tanı koyulabilir. Uzun süren ciddi bruksizm vakalarında, laboratuar şartlarında uykunun incelenmesi ile tanıya varılabilir.
 
Ev video kayıt sistemleri de sesli diş gıcırdatma varlığını ayırt etmeye olanak sağlayan sistemlerden biridir. 
Bruksizmin Nedenleri Nedir?
  1. Duygusal stresler 
  2. Malokluzyon 
  3. Lokal etkenler    
Bruksizmin Çeşitleri Nedir?
     
  • SAGİTAL YÖNDE DİŞ GICIRDATMA
    Santrik bruksizm ile ilgi olarak bilinen  terimler “ crispation “ ya da “serrement de dents” kasılma ya da dişlerin  sıkılması, İngiliz ekolünde ise “clenching” sıkma’ dır. Kemikler deplase  olmadan çiğneme kaslarının uzamış isotonik ve yoğun kasılmaları ile sonuçlanır  kas kuvvetleri dişin büyük eksenine yakın bir eksene adapte olurlar fakat süre  ve yoğunlukları aşırı derecede olup zarar vericidir. Santrik bruksizm  gündüzleri geceden daha sık olarak gerçekleşmektedir. 
     
  • ÖĞÜTME TARZINDA GICIRDATMA
    Dişin  eksenine göre gelişen yatay kuvvetler ve eksantrik pozisyonlarda gezinmeler  şeklinde oluşan ritmik mandibuler hareketler söz konusudur. Genellikle gece  meydana gelir.

    REDİNG  ve arkadaşlarına göre farklı bilinçli durumlarda kendini gösteren iki bruksizm  tipi mevcuttur:    
     
  • GÜNDÜZ ÇENE SIKMASI
    Uyanık  olunan saatlerde yapılan diş sıkmadır. Sessiz ve strese bağlı spesifik kassal  bir yanıt işe karışmıştır ve genel otonom eksitasyona bağlı belirtiler yoktur. 
     
  • GECE ÇENE SIKMASI
    Şuursuz  durumda meydana gelir, kardiak frekansın varyasyonlarına paralel olarak dijital  bir vazokonstriksiyon ve elektro-ansefalografik bir aktivite değişikliği  gösterir.
  •  
Çocuklarda Bruksizm Var Mıdır?
Birinci dişlenme ortaya çıktığında başlar ve 7–11 yaş arasında artar yani süt dişlerinden kalıcı dişlere geçiş dönemine uygun düşen bir periyotta gözlenir. Bruksizm bu yaşlarda normal kabul edilmektedir. Hatta birçok yazar diş kavislerinin gelişimi için diş aşınmasının rolünü bununla açıklar. Çocuklardaki aşınma fizyolojik olup kalıcı dişlenmenin yerleşmesiyle kaybolur.  
 
Dikkat eksikliği olan çocuklarda bruksizm olayının uyku bozukluklarına eşlik ettiği rapor edilmiştir.          
 
Hiperaktif çocuklarda ilaçlı tedavide, özellikle santral sinir sistemi üzerine etki eden psikostimulanlar, çocuklarda bruksizmin gelişmesinden ve ortaya çıkmasından sorumludur. 
Bruksizmin Nedenleri?
SİSTEMİK HASTALIKLAR 
  • Parafonksiyonlar  
  • Psikososyal 
  • ArtikülerBozukluklar 
  • Tmd 
  • Kassal bozukluklar 
  • Travmalar 
  • Dental – okluzal bozukluklar
 
Uyku Sirasinda Bruksizmin Ortaya Çikmasi Mümkündür?
Çiğneme kaslarının 2 tip faaliyeti vardır;
   1. Kapatıcı kasların sürekli ve tekrarlama hareketleriyle kendini gösterir.
   2. Daha geniş bir faaliyet söz konusudur, elevatör kasların genişlemesiyle sonuçlanır.  
 
Birinci tip faaliyet populasyonun %56’ sını oluştururken bruksizm oluşum nedenleri içinde yer almaz. Buna karşın ikinci tip %6’ lık bir kesimi içerirken bruksizmin oluşmasındaki asıl etken budur.   
 
Çiğneyici kasların ritmik faaliyetlerine populasyonun %60’ında rastlanır. Bu faaliyet bruksizm hastalarında 3 kat daha fazladır.   
 
Uyku sırasındaki yutkunma sonucu oluşan temasa bağlı diş sürtünmeleri tamamen normal bir olaydır. Ancak bu sürtünmenin süresi ve yoğunluğu bozukluğun durumuna göre değişir.   
 
2001’ de NISHIGAVA bruksizmde ortak seyreden okluzal kuvvetleri bulmuştur. 22,5 kg ağırlıkla saniyede 7,1’ dir. Sonuçta gündüz oluşan maximal sıkışma yoğunluğu gece oluşan okluzal gücün yoğunluğundan daha azdır.
Bruksizm Ve Uyku Pozisyonu Arasindaki Ilişki Varmıdır?
MIYAWAKI yutkunma ve uyku pozisyonunun bruksizm üzerindeki etkilerini araştırmıştır. Buna göre hastalar uyku süresinin %95’ ini sırtüstü veya yan yatarak geçirmektedir. Sırtüstü yatışta çiğneme kaslarının ritmik faaliyeti kolaylaştığından bu ARMM   oranın %74’ ü sırtüstü yatışta %23’ ü ise yan yatışta görülmektedir. Sırtüstü yatışta alt çene merkezi durumdadır ve diş temasları dengeli olarak her iki diş kavsine de yayılır. Ancak yan yatışta yatış tarafında aşınma tek taraflı ve simetrik olur. Dişlere en çok zarar veren yatış        pozisyonu ise yüzüstü yatıştır.
 
Uyku bruksizmi iki nedenle dikkat çekmiştir;
Uyanık haldekinin aksine uyku bruksizmi şuur kapalıyken ortaya çıkmaktadır.
Uyku bruksizmi çiğneme kaslarının uyku sırasındaki normal faaliyetinde ortaya çıkar. Bu aşırı ritmik faaliyet patolojik bir durumdur. 
Temporomandibuler(TME) Eklem Hastaliklarinda Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
TME  hastalıklarının tedavisini konservatif ve cerrahi tedavi olmak üzere iki ana  grupta incelemek mümkündür.
 
Konservatif  tedaviler üzerine yapılan bir araştırmaya göre dünya üzerinde tarif edilmiş 28  değişik konservatif tedavi metodu mevcuttur
 
Konservatif tedavilerin özellikle protetik  ve/veya restoratif tedavinin başarısına dikkat çekmişlerdir. Bu bilgilerin  ışığı altında konservatif tedavinin önemi ortaya çıkmaktadır.
 
TME  hastalıklarında sıklıkla kullanılan konservatif tedavi metotları;  
    • Diyet düzenlenmesi,   
    • Interoklüzal aygıtların uygulanması,   
    • Fizik tedavi   
    • Farmakoterapidir. 
Diyet
Hastalara  başlangıçta hastalıklarıyla ilgili bilgi verilmelidir. Şikayetlerinin neden  kaynaklandığı, hastalıklarının seyri, yapılacak olan tedaviler ve nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda detaylı açıklama yapılmalıdır.
Temporomandibuler eklem rahatsızlığı olan her hastaya koruma programı anlatılmalıdır.
Koruma  programı aşağıdaki maddeleri içerir.
  1. Yumuşak bir diyetle beslenmek.
  2. Fındık, fıstık gibi sert kuruyemişleri yemekten kaçınmak.>
  3. Ufak lokmalar halinde yemek.
  4. Tek taraflı çiğnemeden kaçınmak.
  5. Sakız çiğnemek, kalem ısırmak, parmak emmek, dişleri sıkmak gibi  parafonksiyonel aktivitelerden kaçınmak.
  6. Esnerken, gülerken çeneyi desteklemek.
  7. Ağızdan ve yüzeyel solunum yerine, burundan ve derin solunum yapmak.
  8. Yüzüstü yatmaktan kaçınmak.
  9. Baş ve omuzların dik pozisyonda durmasına dikkat etmek, öne eğik durmaktan kaçınmak, bunu engellemek için egzersiz yapmaya özen göstermek.
  10. Dudaklar bitişik, dişler ayrı, dil ağız tavanında gevşek olan istirahat  pozisyonunu sürekli hatırlamak.
Oklüzal Splint Tedavisi
Oklüzal splint genellikle sert akrilikten yapılan, bir arktaki dişlerin oklüzal ve insizal yüzeylerini kaplarken karşıt arktaki dişlerle teması sağlayan, takılıp çıkarılabilen bir apareydir.  
 
Genel olarak ısırma koruyucusu, gece koruyucusu, interoklüzal aparey veya ortopedik cihaz olarak tanımlanır.   
 
Oklüzal splintlerin değişik kullanım alanları vardır. Bunlardan biri daha stabil veya fonksiyonel eklem pozisyonunu sağlamaktır. Optimum oklüzyon durumunun sağlanması ise anormal kas aktivitesini azaltır. Aynı zamanda yıkım ve aşınmaya neden olabilecek anormal kuvvetlerden dişlerin ve destek dokuların korunmasını sağlar. 
 
Birçok çalışmada oklüzal tedavi ağrıyı azaltmada ve çenedeki fonksiyonel bozukluğu düzeltmede etkili bulunmuş olup, ancak bu iyileşmeyi nasıl sağladığına dair ayrıntılı bilgi yoktur. Oklüzal splint tedavisi sonucunda en belirgin düzelme çiğneme kaslarındaki miyalji ve kaslardaki asimetrik kas hiperaktivitesindeki düzelme üzerinedir. Tedaviyi etkileyen en önemli faktörler ise uygun aperey seçimi, apereyin yapımı ve uygulanması ile hastanın uyumudur .          
 
Oklüzal splint tipleri
Temporomandibular eklem hastalıklarının tedavisinde birçok farklı splint tipi kullanılabilir.
En sık olarak        
  1. Stabilizasyon splinti ( kas gevşetici splint, düz yüzey splint)
  2. Anterior repozisyon splinti (ARS)          
  3. Ön ısırma plağı ( anterior bite plane)          
  4. Arka ısırma plağı (posterior bite plane)          
  5. Pivoting splint        
  6. Yumuşak (resilient) splint .         
kullanılır; 
Fizik Tedavi
Ortopedik, muskuloskeletal ve nörolojik hastalıkların tedavisinde, fizik tedavi aygıtları oldukça uzun bir süredir kullanılmaktadır. Klinik olarak TME hastalıklarında tespit edilen problemlerle yukarıda sayılan hastalıklar arasında oldukça büyük benzerliklerin bulunması, fizik tedavi aygıtlarının TME hastalıklarında kullanımını yaygın hale getirmiştir.
Farmakolojik Tedavi
Akut TME  hastalıklarında farmakolojik ajanlara sıklıkla başvurulmasına rağmen, pratisyen  hekimlerin kronik durumlar için uyguladıkları medikasyonda dikkatli  davranmalıdır .
TME  hastalıklarında sıklıkla kullanılan farmakolojik ajanlar şunlardır;
  • Analjezikler      
    1. Non-Steroid Antienflamatuarlar 
    2. Narkotikler  
  • Kortikosteroidler 
    1. İyontoforez 
    2. İntrakapsüller  Enjeksiyon 
  • Hyaluronik Asit
  Tüm bunlardan sonuç alınmasa cerrahi tedavi yollarına başvurulur.